İri adam, güçlü şef Arukar, ki Arukar sürülerin ve ekinlerin
koruyucusu anlamına gelir, sesleniyordu halkına; "Kızlarımız
oğullarımız var artık ve çok daha kalabalığız. Yenilmez olmak zorundayız, bunun
için daha çok ava, daha çok meyveye ve daha çok güce ihtiyacımız var. Bunu bize
ancak onlar verebilir. Şu az ilerdeki tepenin eteklerine bir alan yapacağız ve
o alanda sunacağız artık hediyelerimizi. Onlara orada saygı göstereceğiz ki,
onlar o yüce güçler de bize ödüllerimizi bol bol versinler. Kondularımızı da
alanın çevresine taşıyalım, orada yaşayalım, oraları sakınalım ve onlara layık
olalım. Kararım budur."
Bugünün Harran ovasına hâkim tepenin eteği düzlendi, kayalar
çıkarıldı, taşlar toplandı ve önce bir alan çıktı ortaya. Sonrasında şaman ne
isterse onu yaptılar; sunaklar, sütunlar, resimler ve oymalar ile
kabartmalar... Tarım bilmez bir tarih öncesi halkın organize toplum bilinci ile
çalışarak ilk adımların atıldığı Karahantepe'de inanç yeni boyutuyla yaşanmaya
böylece başladı.
Binlerce yıl ötelerinden o insanların inanç dünyalarına ve
bölgedeki yaşamlarına bakınca görüyoruz ki onlar, o günün Karahantepe halkı;
doğumu ve ölümü, hastalıkları ve şifayı, iklim ve gökyüzü olaylarını,
depremleri ve daha pek çok doğa olaylarını anlayamıyorlar ve bu müthiş olayları
birilerinin sorumluluğuna bırakıyorlardı. O birilerini görmedikleri halde,
neler yaptıklarını ve neleri yapabileceklerini iyi bildikleri için, onlardan
çok korkuyor ve dolayısıyla onlara da saygı gösteriyorlardı. Öncesini ve sonrasını
da bilemedikleri doğum ve ölüm arasındaki yaşamı, yarattıkları ritüelleriyle
anlamlandırıyorlardı.
Müthiş bir zaman derinliğinde geziniyoruz, günümüzden
neredeyse on bir bin beş yüz yıl öncesinde. Henüz daha kazılması gereken
alanların olması ve yapılması gereken tarih belirleme çalışmaları sonrası
olasıdır ki, Karahantepe, Göbeklitepe'den de eskidir. Belki yeni sıfır noktası
bu tepe, gelin kabaca günümüzden on iki bin yıl önce diyelim.
İnsanlığın yukarıda bahsettiğim korkuları ve saygıları
arasındaki ritüelleri toplamı inanç anlayışlarındaki çok önemli bir ezber
bozulmaktadır bugün. Bu aşamaya gelmek için öncelikle tarım ve yerleşik düzenin
gereği düşünülürken, Karahantepe bunu aksini söylemektedir bize.
Bu alan sadece avcı ve toplayıcı bir kabileyi değil, yeni
katılanları ve belki diğer kabileleri de bir araya getirdi. İnanç sistemi
gelişti, yayıldı, hediyeler paylaşıldı, yeni dostluklar, birliktelikler oluştu.
Daha geniş, daha kalabalık bir toplumsal yapıya geçişin adımları atıldı.
Görülüyor ki; Karahantepe ve çevresinde insanlar arasında bir birleştirici ve
dolayısıyla topluluklar adına geliştirici güç olmuştur inanç. Belki biraz hızlı
bir çıkarımla; gelişen inanç sistemi, avcı ve toplayıcı yaşam tarzını, daha
sosyal, tarım yapan ve dolayısıyla yerleşik ve aslında elde tutması daha zor
ama daha keyifli bir hale taşımıştır.
Harran ovasına hâkim bu kutsal alanda düzenlenen törenler
ile yeni dostluklar, yeni ittifaklar kuruldu, muhtemelen diplomasi ve kabileler
arası düzen ve hiyerarşi böylece başladı.
Zaman içerisinde böyle yeni alanların ve farklılarının
yapılıyor olması, avcı ve toplayıcı bireylerin eşit olduğu sosyal yapının
farklılaşmasına da sebep olmuş olabilir. Kutsal alan işçiliğinde usta kabile
üyeleri ve şamanik ritüeller konusunda uzman ayrıcalıklı sınıflar doğmuş
olabilir.
Taş Tepeler Projesi; Şanlıurfa Neolitik Çağ Araştırmaları
adlı uluslararası bir girişimin adıdır. Bu önemli proje günümüzden on iki
ile yedi bin yıl öncesi aralığa yoğunlaşmaktadır.
T biçimli dikilitaşları, insan ve hayvan heykelleri
ile insanlık tarihinin en erken dönemlerine ışık tutan on iki Neolitik
anıtsal alanı kapsamaktadır; Göbeklitepe, Karahantepe, Harbetsuvan,
Gürcütepe, Kurttepesi, Taşlıtepe, Sefertepe, Sayburç, Ayanlar, Çakmaktepe,
Yoğunburç ve Yenimahalle.
Bu bölge aynı zamanda insanlığın yaklaşık yüz kilometre
karelik bir alana sığan beş bin yıllık bir öyküsüdür. Odaklanılan bu uzun
zaman dilimi içerisinde "Avcı ve Toplayıcı" göçebe yaşam şekli, ki
tarımın başlaması, hayvanların evcilleştirilmesi ve kalıcı yapılar ile yerleşik
hayata evrilmiştir.
Proje; yerleşim alanlarının, avlak bölgelerini ortaya
çıkarmayı, eş zamanlı kazılarla göçebe yaşamdan yerleşik hayat düzenine geçen
insanın yarattıklarını, inşa ettiklerini, inanç ve ritüellerini ve tüm bunların
çevre ile ilişkilerini öğrenmeyi amaçlıyor.
Okuduklarım; dokuz sahada kazıların, analizlerin ve
geçmişteki çevresel koşulları anlamaya yönelik araştırmaların devam ettiğidir.
Ayrıca iki bin yirmi beş yılında Karahantepe, aynı Göbeklitepe gibi bir koruma
çatısı altına girecektir.
Heyecan verici çok önemli bir proje olduğu kesin ve Anadolu
Neolitiğinin sadece bir bölümü, kim bilir daha hangi keşifler yolda.